Yıldız Holding eski Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, kendi internet sitesi üzerinden, “kutlama” kültürü ile ilgili gözlem ve deneyimlerini aktardığı bir yazı yayımladı. Ülker, yazısında yılbaşı kutlamasının dini bir temeli olmadığını vurgulayarak bu günü, kendi geleneklerince kutlamakta bir mahsur olmadığını ifade etti.

Murat Ülker’in yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

“…Ve son olarak yeni yıl ya da yılbaşı kutlamasına gelirsek, bu adı üzerinde, yeni bir yıla girişin kutlamasıdır. Miladi takvime göre 1 Ocak yeni yılın başlangıcıdır. Bu nedenle 31 Aralık gecesi saat 24’e kadar miladi takvimi kullanan ülkelerde yılbaşı kutlaması yapılır. Bu kutlamanın da, çam ağacı ve Demreli Niko gibi benzer simgeler kullanılsa da dini bir geçmişi yoktur. Yılbaşı ağacı süslemesi Noel ağacı gibidir ama bugün Yılbaşı ağacı sadece batı ülkelerinde değil Rusya, Türkiye, Çin, Japonya, Vietnam gibi Asya ve hatta Afrika ülkelerinde kültür ve dinden bağımsız bir şekilde kutlanması yaygındır. Günümüzde, çoğu ülke Miladi takvimi kullandığı için, Yılbaşı, neredeyse tüm dünyada resmî tatildir, genellikle yeni yıla girildiği andan itibaren gece yarısı havai fişeklerle kutlanır. Diğer küresel Yılbaşı gelenekleri arasında yeni yıl kararları almak ve kişinin arkadaşlarını ve ailesini araması yer alır, ailece ve arkadaşlarla kutlanır. (9). Ülkemizde kuruyemişin çoğu yılbaşı öncesi satılır. Yılbaşı kutlaması, süslemesi demişken hatırladım; yeni evliyken uzun bir Ramazan bayramı tatilinde eşimle Singapur ve Malezya’ya gitmiştik. Eşim o ülke ve kültürleri tanırken ben de zamanı değerlendirip çalışacaktım. Ben üç günden fazla boş kalırsam hasta oluyorum. Neyse Çin yılbaşı daha yeni geçmişti. O bölgedeki yaşayanların neredeyse yarısı Çinlidir. Bize de bir Çinli taksi şoförü isabet etti. Yolda dikkatimi çekti; ışıl ışıl süslenmiş bazı daireleri o yüksek binaların, balkon süslemeleri dışarı taşmıştı. Sorunca Çinli taksi şoförü; onlar Müslümanlar, büyük bayramları var, hani bizim Çin yılbaşı gibi dedi. Özenmiştim Malay kardeşlerime …

Miladi takvime göre yılbaşını kendi töremize uygun kutlamak artık bana normal geliyor. Hatta Hicri ve Çin takvimine göre de kutlayanlara yılbaşı kutlamalarını yapıyorum. Gençlere bakıyorum, birbirlerine hediye alırken çok mutlu oluyorlar. Ailelerine kavuşuyor (sılai rahim), sevdikleriyle yeni yıla girerken yaşadıkları sıcak duyguları tekrar tekrar yaşamak istiyorlar. Her yılın sonunda yeni bir yıla yeni umutlarla başlamak istiyorlar. İyilik yapmak, hediye vermek, çocukları sevindirmek istiyorlar. Niçin onları bu mutluluktan mahrum edelim? Hatta Demreli Mübarek’i de aralarına katıp Keloğlan’ı, Nasreddin Hoca’yı, Dedem Korkut’u, çeşit çeşit evliyamızı, Hacivat’la Karagöz’ü popüler kültürümüzün sembolleri yaptığımız gibi yapsak da gençlerimiz törelerimiz dahilinde kutlayıp dünya gençleri gibi mutlu, memnun olsalar?
Her vesile ile, yılbaşı, doğum günü, evlilik, işimiz ile ilgili ve daha başka yıldönümlerini, kandil, bayram gibi mübarek günlerimizi, tüm vatandaşlarımızın töresel kutlamalarını, milli gün ve bayramlarımızı hep beraber kutlasak, daha iyi ve güzel olmaz mıydı … #mutluetmutluol”