İŞ DÜNYASINDAN EKONOMİ YÖNETİMİNE SERT TEPKİ

GERÇEKLERDEN UZAK UYGULAMALAR FAİZ YÜKÜNÜ ARTIRIYOR

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi temmuz ayı olağan toplantısı düzenlendi. Toplantıda finansmana yönelik ihtiyaçlar ve para politikasına yönelik değerlendirmeler öne çıktı.

Toplantıdaki konuşmasında küresel ekonomik iklimin Türkiye’nin aleyhine döndüğünü belirten İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, ihracat pazarlarında bozulma yaşanırken sanayicinin finansmandan mahrum kalmaması gerektiğini belirtti.

Ana ihracat pazarlarında resesyonun azımsanamayacak bir ihtimal olduğunu ifade eden Bahçıvan, euro/dolar paritesinin de ihracatçı sanayici için kritik olduğunu söyledi.

İvme kaybı uyarısı

Türkiye ekonomisinin makro göstergelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçıvan, 2022 yılının ilk yarısında güçlü büyüme performansını koruduğunu ancak küresel eğilimlere paralel olarak yılın kalanında Türkiye’de de ekonomik aktivitenin ivme kaybetmesinin beklendiğini belirtti.

“Enflasyon tarafında ise ne yazık ki arzu ettiğimiz seviyelerin oldukça uzağındayız” diyen Bahçıvan, sanayicinin enflasyondan menfaat sağlayacağına inanmadıklarını ifade etti.

‘Enflasyonun ve beklentilerin kontrol altına alınması’ çağrısı

Bloomberg HT’nin haberine göre Bahçıvan ayrıca şunları ifade etti:

“Sanayicilerimizin temel görevi olan sürdürülebilir yatırımları hayata geçirmenin, iş ve aş üretmenin, ihracat potansiyelini artırmanın ancak ve ancak enflasyonun ve beklentilerin kontrol altına alınmasıyla mümkün olduğunu düşünüyoruz.”

“Küresel gerçeklerle uyum sağlamayan uygulamalar faiz yükünü artırıyor”

Bahçıvan konuşmasında para politikasına ilişkin değerlendirmesinde ekonomik güven ve küresel gerçeklerle uyum sağlamayan birtakım adımların kısa vadede yüksek faize dönük bazı çözümler getirse dahi, oluşturduğu güven kırılganlıkları, beklentilerdeki bozulmaların etkisiyle daha uzun vadede hem finansal kaynaklara erişimi zorlaştırdığını hem de maliyeti artırdığını ifade etti. Bahçıvan bu politikaların faizleri düşürmediğini aksine faiz oranlarını altından kalkılması daha da zor noktalara taşıdığını söyledi.

“Ticari kredi faizleri yüzde 40 bandını aştı”

Bahçıvan, Türk sanayicisi ve ihracatçısını en çok zorlayan unsurun nitelikli finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar olduğunu, bankalarda TL cinsi ticari kredi faizlerinin yüzde 40 bandını aştığını belirtti.

Risk priminin 900 gibi tarihi seviyelere dayanması neticesinde yurtdışından borçlanma olanaklarının en aza indiğini söyleyen İSO Başkanı Bahçıvan bankalar ve şirketlerin yurt dışından borçlanmalarda zorlandığını ve iki haneli Döviz cinsi faizler ile karşılaştıklarını ifade etti.

“Reeskont koşulu eleştirisi”

Bahçıvan reeskont kredilerine getirilen yeni koşullarla ilgili de eleştirilerde bulundu. Bahçıvan bu konuda şunları söyledi:

Haziran ayı itibarıyla reeskont kredisi kullanmak için döviz gelirinin yüzde 40’ını Merkez Bankası’na, yüzde 30’unu bankalara satma zorunluluğu getirilmesi ve izleyen bir aylık dönemde döviz almama taahhüdünün şart koşulması şeklindeki adımlar ihracatçılarımızı gerek kaliteli finansmana erişimi zorlaştırması gerekse de kur zararı yaratması ve yine gerekse de ciddi anlamda operasyon yükü getirmesi nedeniyle oldukça olumsuz yönde etkilemiştir.

Unutulmamalıdır ki, sanayimiz, üretim ve ihracatı için gerekli hammadde ve ara malını ithal etmek ve gerekli yatırımları hayata geçirmek için dövize ihtiyaç duymaktadır. İhracattan elde edilen gelirin çok büyük bölümünün bu alanlar için harcandığını, sanayimizin hiçbir zaman dövizden gelir elde etmeyi amaçlamadığını, ancak üretim ve ihracatını sürdürebilmesi bu döviz gelirinin hayati önem taşıdığını özellikle vurgulamak istiyorum.

Merkez Bankası’na eleştiri

Bahçıvan, “Güçlü, öngörülebilir bir para politikasının orta ve uzun vadede sanayimize, reel sektörümüze katkı verecek en temel çıpaların başında geldiğini özellikle vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Etiketler:

, , , ,