‘Kredi kullanmak isteyen ihracatçı 3-4 ay sırada bekliyor’

Enflasyonun rekor seviyelere ulaşmasında sanayicilere sorumluluk yüklendi. MB Başkanı Kavcıoğlu’nun ‘Ucuz kredi alınıp stokçuluk yapılıyor’ çıkışı ise tartışma yarattı. Politika faizinin yüzde 14’te tutulduğunu ancak piyasada faizin yüzde 50’lere çıktığını belirten sanayiciler ve ihracatçılar “Kredi kullanmak isteyen de 3-4 ay sırada bekliyor” dedi. Hükümetin izlediği politikaların doğurduğu olumsuz etkilere dikkat çekildi.

Yapılacak belli, dünya faiz artırırken biz ısrarı sürdürdük

Faizi piyasanın altında tutan, TL’nin değerini düşüren yaklaşımın enflasyonu da patlattığı belirtildi. İş dünyasının temsilcileri ‘Sanayici dövizle makine, ham madde alıyor. Borç ödemesi yapıyor. Enflasyon yüksek olmasa bunları konuşmazdık’ değerlendirmesinde bulundu. ‘Enflasyonu düşürmek için atılması gereken adımlar belli. Yalnızca temmuz ayında 51 ülke faiz artışı yaptı. Biz ne yaptık?’ sorusu yöneltildi.



Enflasyonun, kurun ve yüksek faizin yeni sorumlusu sanayiciler

Isınan ekonomi karşısında önlem alan birçok ülke karşısında TCMB yedinci ayında da faizleri sabit tuttu. Ekonomi yönteminin aldığı kararlar yaşanan sıkıntılara çözüm olmazken, sanayicinin feryadı da ‘stokçuluk’ suçlamasına döndü. Sanayici krediye ulaşamadığını söylerken, Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu ‘kredilerle döviz alıyorsunuz’ dedi. İSO meclisinde uzayan tartışma sonrasında enflasyonun, faizin ve kurun günah keçisi bu sefer sanayici ilan edildi.

Ekonomi yönetiminin uzun bir süredir aldığı kararlar ne enflasyonu ne de kura etki ediyor. Isınan ekonomi karşısında alınan önlemler anlık oluyor. Bugün bakıldığında Türkiye’nin enflasyonu hemen hemen yüzde 80 seviyesinde. İstanbul’un enflasyonu da yüzde 100’e çok yaklaştı. Dolar Aralık 2021’deki seviyesini bile geçti. Merkez Bankası ise son 7 toplantıda politika faizini yüzde 14’te sabit bıraktı. Sabit kalan 3 toplantıdan sonra politika faizinin piyasalarda bir anlamı kalmadığı görülürken hem bireysel hem de ticari kredi faizlerinde sert yükselişler görüldü. Sanayiciler artan kredi faizleri karşısında ucuz finansman sorunu yaşamaya devam ederken, yıllık yüzde 40-50 aralığında faiz oranları piyasalarda dönmeye başladı. Sanayicinin bardağını taşıran son damla ise İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) temmuz ayı meclis toplantısı oldu. Sanayiciler ile Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu arasında yaşanan tartışma gündemdeki sıcaklığını koruyor. Gerçekleşen toplantıda sanayiciler, TCMB’nin politika faizi yüzde 14 iken bankalarda yüzde 50’lere varan oranlarda kredi faizleriyle karşı karşıya kaldıklarını ve Eximbank’tan da yeterli kredi desteğini alamadıklarını aktarmıştı. Kavcıoğlu ise ‘ucuz kredi kullanıp döviz alıyorsunuz, hepinizin listesi elimizde var’ gibi göz dağı vermişti. Toplantı sonunda sanayiciler ne kadar dert yakınsa da enflasyonun, faizin ve kurun günah keçisi yine belli olmuştu. Ekonomi yönetimi bir türlü artan enflasyona çözüm bulamazken, sürekli topu başkasına atıyor. Sanayiciler Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu’nun iddialarına Bloomberg HT ile cevap verdi.

Kaynaklar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri bir kısmı ile de döviz kredisi borçlarının kapatıldığına işaret ediyor. BDDK haftalık verilerinden yapılan hesaba göre her 100 liralık TL cinsi ticari kredinin yaklaşık 30 lirası döviz kredisi borcuna aktarılmış durumda.

‘İthalat yerel parayla değil dövizle’

Plastik Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı (PAGDER) Selçuk Gülsün, verilerin sanayicinin döviz varlığının aşırı bir şekilde arttığını göstermediğini dile getirdi. Bloomberg HT’ye konuşan Gülsün, sanayicinin kendi sektörlerinde yapısal olarak yoğun hammadde ve ara malı ithalatı yaptığını, fiyatlamaların da yerel para değil dövizle olduğunu hatırlattı. Bu nedenle sanayicinin dövize ihtiyaç duyduğunu söyleyen Gülsün “Veriler sanayicinin ara mallarına yatırımı azalttığını gösteriyor. Sanayici döviz pozisyonu artırdı mı? Verilere bakıldığında tüzel kişilerin pozisyonunda çok küçük bir artış var. Pandemi öncesi 70 milyar dolar iken geçen yıl bu miktar 86 milyar dolara çıkmış. Şimdi ise 76 milyar dolar. Yani Sayın Başkanın ifade ettiği dövize eğilim var ifadesi ile uyumlu görmedim” ifadelerini kullandı. Finansmana erişim konusunda da sıkıntılar yaşandığını dile getiren Gülsün, kurların yüzde 350 arttığı bir dönemde kredilerin yüzde 300’ün altında arttığını belirterek, “Bankalar gösterge faizi ile borçlanıp, yüzde 40-45 ile para sunuyor. Sanayici önünü göremediği için bu krediye almaya pek de istekli olmuyor. Son yapılan düzenlemelerle de vadeler iyice kısaldı. İçeride şirketlerin piyasa dışında borçlanması imkansız hale geldi. Bu anlamda piyasada ciddi bir daralma yaşanabileceğini düşünüyorum” dedi.

‘Bu paralar belli insanlara veriliyor bize değil’

Modoko Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çalışkan, kredi sorunu ve stokçuluk tartışması hakkındaki soruları özel bir televizyon kanalında yanıtladı. Kredi konusunu üstünde çok çalışarak, sektörlerle de konuşarak çözülmesi gereken bir konu olduğunu söyleyen Koray Çalışkan “Türkiye’nin kalkınması sanayi ile olacaksa, sanayideki üretim yapan insanlara pozitif bir ayrım yapmamız lazım. Şu anda bankalar kredi vermiyor. Kredi verilse de oranlar çok çok yüksek. Belli insanlara bu paralar veriliyor. Bunun önünü açmak lazım. Dolarizasyon kısmını kuvvetlendirecek kredi vermeyelim; ama sanayinin büyümesi için kriterleri belirleyip, o şekilde kredi vermemiz lazım” dedi. Çalışkan stokçuluk tartışması ile ilgili ise şunları kaydetti: “Stokçuluğun olabilmesi için ürettiğiniz ürünü piyasaya sunmamanız, akabinde fiyatların yükselmesi ve yükseldikten sonra satış yapmanız lazım. Sektörler özelinde baktığınız zaman; şu anda sadece İstanbul’da binlerce mobilyacı var. Böyle bir şey mobilya özelinde yapılamaz. PMI’larımız beş dönemdir düşüyor. Sanayi beş dönemdir negatif performans sergiliyor. Şu anda moral, destek verilmesi gerekirken bir dönemdeyiz. İç piyasada ne yazık ki daralmanın süreceğini öngörüyoruz.”

‘Umarım bu şahap beyin şahsi fikridir’

Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkanı Bülent Aymen söz konusu açıklama hakkında “Umuyorum ki bu Şahap Bey’in kişisel fikridir, kurum fikri değildir” dedi. Tüm sektörlerde üretimde ve ihracatta finansmana erişimde önemli bir sıkıntı olduğunun altını çizen Aymen “Ekonomi kurmaylarının tüm söylemlerinde yüzde 14 politika faizinden bahsediliyor. Devlet bankalarındaki kısıtlı kaynaklardan dolayı, zaten fatura karşılığı kullandırılan yüzde 14 politika faizine erişiminiz çok zor. Özel bankalarda kredi faizleri yüzde 44-45’lerden başlıyor. Herkes tekerini bir şekilde döndürmek zorunda olduğu için mecburen bu oranlardan kredi kullanıyor” diye konuştu. Aymen, sözlerine şu şekilde devam etti: “Yatırım tarafında, Sayın Cumhurbaşkanımız KGF kredisinden bahsetti. 31 Temmuz’a kadar faturalar toplandı. Bir kısım firmalar bu krediye güvenip makina alımı için ön ödeme yaptı. Buna karşın halen bu konuyla ilgili hiçbir ses, haber yok. Bu ülkede yüzde 90’lar üzerinde gerçek enflasyon var. Dolayısıyla, bankaların yüzde 14 politika faizi ile uzun süreli kredi kullandırabilmesi çok zor; ama bugünkü enflasyon ortamına göre birtakım ayarlamalarla ihracatın devam ettirilmesi lazım. İmkânlar ölçüsünde kredi musluklarının açılması lazım.”

‘Kredi oranları yüzde 50 bandında’

Nurol Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Akkurt son dönemde tartışılan finansmana erişim olanakları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bloomberg HT yayınına katılana Akkurt, kamu bankalarının biraz daha düşük ve sınırlı kredileri ile ağırlıklı ortalama oranın yüzde 29 olduğunu ticari bankaların verdiği kredilerinin yüzde 40-50 bandına oturduğunu söyledi. Akkurt şirketlerin krediye ulaşmasının zor olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Ucuz kredi konusundaki tartışmalar bence biraz daha uzayacak gibi görünüyor. Şu anda ticari bankaların uyguladığı ticari kredi faizleri neredeyse yüzde 40-50 bandında bir yerlere oturmuş durumda. Kamu bankalarının verdiği biraz daha düşük. Ortalaması alınınca yüzde 29 gibi bir rakam telaffuz ediliyor. Ben bunun piyasadaki gerçek durumu yansıttığını düşünmüyorum. Uygulamaya konulmaya çalışılan kısıtlamalarla şirketlerin krediye ulaşması zorlaştı.”

‘Bunu konuşmamızın tek nedeni fiyat artışları’

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı’nın açıklamalarını yorumladı. İSO Meclis toplantısında konuşulan sözleri doğru bulmadığını söyleyen Yorgancılar “Merkez Bankası’nın ana görev tanımında para politikalarını düzenlemek, fiyat istikrarını sağlamak diye çok açıkça bir ifade var. Sayın Merkez Bankası Başkanı’nın yapmış olduğu açıklamaları tüm kamuoyu ağzının içine bakarak izliyor; dolayısıyla güven vermek zorunda. ‘Elimde liste var, stokçuluk yapıyorsunuz’ diye konuşmayı doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum” dedi. Yorgancılar sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün piyasadaki banka faizleri yüzde 30’dan başlıyor. Firmaların kredibilitesine göre yüzde 50’ye kadar faiz isteyen bankalar var. Geçen hafta açıklanan bir uygulama ile kamu alacaklarının gecikmesi yıllık yüzde 30’a yükseltildi; ama politika faizimiz hala yüzde 14 seviyesinde. Bunun en büyük sıkıntısı enflasyonda. Türkiye 20 yıldır faiz, stokçuluk, kredi erişimi konularında konuşmuyordu. Bugün, bunu konuşmamızın tek sebebi enflasyonun yüksek seviyede olmasıdır. Eğer bir ülkede üretim yoksa kalkınmak hayaldir. Sanayi üretim endeksinin arttığı yıllarda Türkiye’nin büyümesinin yukarı yönlü geliştiğini görüyoruz. Bu anlamda sanayinin desteklenmesi, moral verilmesi gerekiyor. Yüzde 14 politika faizi ile kredi veren bir banka yok. Sadece kamu bankalarında, fatura karşılığında, eğer kredi limitleri açıksa oradan karşılamaya gayret ediyorlar. Türkiye’deki sanayici, esnaf, tüccar sadece kamu bankaları ile çalışmıyor.”

‘Masa başında olmak yerine bizi dinleyerek hareket etsinler’

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, sektörün durumunu ve stokçuluk tartışmasını yorumladı. Yayan “Stokçuluk aslında ekonomide bir şeyin iyi gitmediği yönündeki görünümün ifadesidir. Birileri bir şeyleri stok ediyorsa, birtakım yanlış uygulamalar var demektir” diye konuştu. Üretim yapan kesimde stokçuluğun olmayacağının altını çizen Yayan “Stokçuluk ticari kesimlerde olur. Ticari kesimlerin beklentilerine göre, belirli ticari tavır alışları içerisine girdiğini görürsünüz. Esas olan, onların bu beklentiye girmesine olanak veren ekonomik şartları ortadan kaldırmaktır. Dolayısıyla stok meselesine böyle bir bakış açısıyla, inzibati tedbirlerle yaklaşarak meseleyi çözebileceğimizi düşünmek gerçekçi bir yaklaşım değil” değerlendirmesinde bulundu. Yayan “Şu anda krediler konusunda sıkıntı var. Çok büyük ihracat yapan kuruluşlar yüksek faizle bile kredi bulmakta güçlük çektiklerini söylüyorlar. Eximbank kredisinde de sıkıntı çektiklerini söylüyorlar. Masa başında olmaktan ziyade, ilgili kesimleri dinleyerek hareket etmek önemli. Haziran ayında, üretimimizde yüzde 13,1’lik, miktar yönünden ihracatımızda yüzde 18’lik düşüş var. Oysaki biz bu yıl üretimde ve ihracatta ciddi artışlar bekliyorduk. Geldiğimiz noktada, önümüzdeki aylarda bunun daha da ağırlaşmasından endişe ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘Kullanmak için bile 3-4 ay sıra bekliyoruz’

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkan Vekili Ahmet Hamdi Gürdoğan, şu an yüzde 50’ye çıkan kredi faizleri olduğunu söyledi. Sözcü’ye konuşan Gürdoğan “Bu sorunu tüm iş insanları yaşıyor. Var olan bir soruna yok demek çözüm getirmiyor. Eximbank da kredi musluklarını çok kıstı. Eximbank’tan kredi kullanmak isteyen arkadaşlarımızdan 3-4 ay sıra bekleyenler var. Bu sorunlar yoksa biz neden sıkıntı yaşayıp da 4 ay bekliyoruz? Bir ay içinde vereceğin krediyi 3-4 ayda verirsen sene bitiyor” diye konuştu. Bankaların, kredi çekmek isteyen firmalara çıkardığı zorluklara da değinen Gürdoğan, şöyle devam etti: “Firmanın teminatı, mal varlığı dört dörtlük olduğu halde ‘çöp olsa gözlerine batıyor.’ Borcu olmayan, sadece bir taksitini bir hafta geciktirmiş birinin bile bu geciktirmesi önüne sorun olarak konuluyor. Kimin bu dönemde günü gününe taksit ödeyebilecek gücü var? Bunlar bizim karşılaştığımız çok temel sorunlar. Bu süreçlerin hızlanmasını istiyoruz. Sadece adım atmak, yürümek istiyoruz. Parayı bekletecek durumumuz yok. Para beklerse ihracat durur. İhracatta büyümek, finansman desteğine ulaşmakla olur. Biz borçlu olanları affedin demiyoruz ki. En azından günü kurtarmak için finansman desteğine akışı hızlandırın.”

Etiketler:

, , , ,