Türkiye’nin kredi iflas riskini gösteren Kredi Temerrüt Swapları puanı (CDS), ekonomide yaşanan sorunların ve etkisiyle birlikte hızla yükseldi.

Geçen hafta başında 2003’ten bu yana en yüksek düzey olan 837 baz puana ulaşarak yeni bir rekora imza atan CDS puanı cuma günü 900 puana ulaştı.

Ekonomist Enes Özkan, bu rakamın “iflas” anlamına geldiği görüşünü savundu. Ekonomist Caner Gerek ise bu durumun Türkiye’nin ne kadar kırılgan bir ekonomiye sahip olduğunu gösterdiğini belirtti.

“TEFECİ FAİZLERİ NOKTASINDA”

Daktilo 1984‘e konuşan Özkan, “Bu yüksek CDS primi sadece ekonomik göstergeler ile açıklanabilecek bir şey değil, ekonomik göstergelerin dışına çıktı” dedi.

“Burada büyük bir güvenilirlik problemi var diyen Özkan, “Esasen Türkiye’de siyaset ve hukuk sisteminin hiç öngörülebilir olmaması bu yüksek CDS priminin altında yatan şey” diye konuştu.

“SİYASİ PROBLEMLERİN GÜN YÜZÜNE ÇIKMIŞ HALİ”

“Ekonomik problemler bazı siyasi problemlerin gün yüzüne çıkmış hali” diyen Özkan şöyle devam etti:

“Artık 900 CDS demek neredeyse iflas noktasındasınız demek, çok yüksek tefeci faizleri noktasında. Ancak siyasi riskler bertaraf edildiğinde çok hızlı şekilde düşebilecek bir risk durumu. Onun için biraz ekonomik problemlerden ayrıştırmak lazım.

Siyasi vurguları yapmak önemli. Faiz inadı birçok sorunun temelinde yatıyor. Dünya faiz artırımı sürecine girdi. Bizde hâlâ bu inat devam ediyor. Faiz oranlarını artırmamak Türkiye’nin risk primini artıyor. Kırılgan ülkelerin en büyük sorunu tasarruf açığı olması.

“BU PARA İÇERİDE YOK”

“Bu ülkeler gelişmekte olan ülkeler, gelişmekte oldukları için yatırımlara ihtiyaç duyuyorlar, bu yatırımları yapmak için paraya ihtiyaç duyuyorlar, bu para içeride yok. Böyle olunca dış borca mahkumsunuz, sizin olabildiğince bu dış borcu ucuz hale getirebilmeniz lazım.

Bizde bu faiz inadı bizim için sürekli dış borç maliyetini artıran bir şeye dönüştü. Böyle devam ederse CDS’in daha da yükseldiğini görebiliriz ama temerrüde düşer mi düşmez mi yorumu yapmak için biraz daha erken.”

“ÖDENMEME RİSKİ HEP VAR”

“CDS, kredi risk primi, borç veren tarafın borcu geri alamama ihtimaline karşı kendisini sigortalatmak için kullandığı finansal bir enstrüman” diyen Ekonomist Caner Gerek ise, “Bir borç ilişkisine girilecekse ödenmeme riski hep var, o yüzden borcu veren taraf kendini sigortalatıyor” dedi.

Özkan” 900 CDS demek aslında sizin hazineniz bugün borçlanmaya gittiğinde ödemesi gereken faize ek olarak borç veren kuruluşa +%9 oranında bir ödeme yapmak durumunda demek” diye konuştu.

“BORÇLANMA MALİYETİ ARTIYOR”

“CDS arttıkça borçlanma maliyeti artıyor” diyen Özkan şöyle devam etti:

Bu da ekonomik performansın kötüye gittiğini gösteriyor. CDS’in aslında bu kadar gündem olmasının nedenlerinden biri de Türkiye’nin ekonomik göstergelerinin birçoğunun artık Türkiye’nin performansını göstermekte yetersiz kalması. Tek başına faiz, dolar-Türk lirası kuru, ekonomik büyüme gibi göstergeler artık ekonomik performansı yansıtmakta yetersiz.

“TÜRKİYE’NİN NE KADAR KIRILGAN OLDUĞUNU GÖSTERİYOR”

Bu temel ekonomik göstergelerin ekonomik performansı yansıtmadığı yerde CDS Türkiye’nin 1 numaralı ekonomik performans göstergesi oldu. Şunu da ekleyebilirim.

Gelişmekte olan piyasalardaki kırılgan olarak nitelendirilen ülkelerin CDS’leri 200-300’lerde iken Türkiye’nin 900 olması, aslında Türkiye’nin ne kadar kırılgan olduğunu ve ne kadar riskli yerlerde ekonomik performansı sürdürdüğünü bize gösteriyor. Merkez bankasının bağımsızlığının sınırlı olmasının da bu risk priminin artışında etkisi var.

“TÜRKİYE’NİN TEMERRÜDE DÜŞECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

CDS üzerinden temerrüde düşme oranı hesaplanıyor, tutmak zorunda değil ama olasılık olarak %45-47 oranında bir hesaplama var.

İktisadi olarak bakarsak ben temerrüde düşeriz derim fakat siyasi taraftaki birtakım gelişmelerden kaynaklı olarak ben Türkiye’nin temerrüde düşeceğini düşünmüyorum.

Etiketler:

, , , ,