Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin’in 72 yakını ile birlikte 680 yılındaki Aşure gününde şehit edilmesi sonrası Muharrem ayı Aleviler için matem ayı olarak görüldü. Bu matem atmosferinde tutulan oruç ise Anadolu’da Yas-ı Matem Orucu olarak adlandırılıyor. Ehl-i Beyt’e duyulan sevginin nişanesiyle 12 Ehl-i Beyt imamına ithafen yüzyıllardır Anadolu ve Balkan Alevileri tarafından Muharrem ayının ilk 12 gününde oruç tutuluyor. Hicri takvime göre yılın 12. ve sonuncu ayı olan Zilhicce sona ermesiyle Muharrem ayı bugün başlıyor. Muharrem ayının onuncu günü olarak kabul edilen Aşure Günü ya da Aşura Günü 8 Ağustos pazartesiye denk geliyor.

Türkiye’de hem Sünni hem de Şii ve Alevi Müslümanlar için Muharrem orucu büyük bir önem taşır. Ramazan orucunun dışında dini bir gelenek olarak yaşatılan Muharrem orucunun özelikle Bektaşi ve Alevi yurttaşlarımızın inanç ve uygulamalarında ise ayrı bir yeri vardır. Sünnilerin ve Şii/Caferilerin sünnet veya müstehap saydığı bu ibadeti çoğunlukla farz kabul eden Alevi ve Bektaşiler orucu diğer dini ritüellerinde olduğu gibi çok geniş bir batıni yorum içerisinde değerlendirirler. Orucu zahiri ve batıni olarak ikiye ayırırlar.

Muharrem ayı Hicri takvimin ilk ayıdır ve oruç bu ayın birinde başlar ve kimi yerlerde on ikisi ile on beşine kadar devam eder. Muharrem orucu denmesinin altında, Muharrem ayının kutsallığı inancı yatmaktadır. Bu orucun Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar tutulduğuna inanılır ve bunun farz olduğuna yine Kur’andaki bazı ayetlerin yorumuna dayalı olarak inanılır. Alevilerin büyük bölümünce çeşitli hadis kaynakları ve dini eserlerden yararlanarak bu inanç temellendirilir.

Alevilere göre Muharrem orucu bir oruç ibadetinin ötesinde çok derin mesajlarla dolu dini bir ritüeldir. Özellikle 10 Muharrem 680 yılında Kerbela’da Hz. Peygamberin torunu olan Hz. Hüseyin, ailesinin ve yakınlarının, Muaviye’nin oğlu Yezit tarafından şehit edilmesi; bu orucun bir yas orucu haline gelmesine neden olmuştur. Böylelikle de bu orucu tutanlar hem Allah’a ibadetlerini yerine getirmiş hem de matem ile Hz. Peygambere ve Ehl-i Beytine olan bağlılıklarını göstermiş olurlar.

Muharrem orucu, normal diğer oruçlar gibi tutulmaz. Bunun nedeni, Kerbela’da yaşanan ve insanlık tarihinin yüreğinde silinmez bir iz bırakan acı olaylardır. Muharrem orucuna yas olgusunun eklenmesi ister istemez bazı yasakları da beraberinde getirmiştir. Alevi geleneğine göre Muharrem orucunun başlamasıyla eğlence yerleri kapatılır. Eğlence yapılmaz. Kan akıtılmaz, can incitilmez, düğün, nişan, sünnet ve benzeri eğlence türü kutlamalar yapılmaz. Et yenilmez, su içilmez, insana zevk veren her türlü eylemden sakınılır. Çünkü bu bir matemdir. Bundan dolayı da matemin ruhuna uygun davranılmaya çalışılır. Özellikle su içmeyerek Kerbela’da şehit olan Hz. Peygamber’in torunu Hz. Hüseyin ve yakınlarının susuzluk ızdıraplarına ortak olunmaya, o çileyi hissetmeye çalışılır. Bu oruç boyunca su ihtiyacı, sulu gıdalar alınarak herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşılması önlenmeye çalışılır ama elden geldiğince saf su içilmemeye çalışılır. Bununla birlikte saç sakal kesilmemesi, bıçak türü keskin aletlerin kullanılmaması, yumurta gibi canlılık taşıyan herhangi bir nesnenin incitilmemesi, ağacın bir dalının bile kırılmasının yasaklanması gibi hassasiyetin ön planda olduğu bir inançla karşılaşmaktayız.

Oruç boyunca sahura kalkılmaz. Saat gece on ikiden sonra oruç başlamış sayılır ve bu saatten sonra yeme içme olayına son verilir. Gece on ikide başlayan oruç, diğer gün güneşin batmasıyla ya da güneşin batmasına yakın zamandaki kızıllığın artmasının hemen ardından açılır. Buna iftar denmez, oruç açma denir. Oruç açılmadan sofradayken ya da el yüz yıkanması sırasında dualar edilir, arkasından oruç tutanlar aile büyüklerinin ellerini öpüp ondan sonra sofraya oturarak oruçlarını açarlar.
Muharrem orucunun on ikinci gününden sonra kimileri Kerbela’da Hz. Hüseyin’in oğlu İmam Zeynel Abidin’in kurtulup peygamber soyunun kesilmeyip devam etmesinin şükranesi olarak ve tutulan orucun kabul olunması için kurban keserler kimileri ise Aşure yapıp dağıtırlar.

SU İÇİLMEZ TIRAŞ OLUNMAZ

Yas ve matemin hakim olduğu bir süreçte tutulduğu için Muharrem orucu bazı kısıtlamaları da beraberinde getiriyor.

  • Oruç Muharrem’in ilk 12 gününde tutulur.
  • Her gün gün doğarken oruç başlar gün batımında oruç açılır.
  • Oruç süresince yenilip içilmez.
  • Oruç açıldıktan sonra da Kerbela’da yaşanılan susuzluğa duyulan acı ve tepki nedeniyle kesinlikle saf su içilmez. Meşrubat, çay veya ayranla su ihtiyacı karşılanır.
  • 12 gün boyunca cana kıymanın haram olduğuna inanılması nedeniyle deniz canlısı veya kanatlı canlıların da etleri dahil olmak üzere kesinlikle et yenilmez ve içerisinde et bulunan ürünlerde tüketilmez.
  • 12 gün boyunca düğün veya eğlence yapılmaz.
  • Zorunlu haller dışında tıraş olunmaz, saç sakal kesilmez.