Konya Selçuklu’da bir imam Konya Şehir Hastanesi’nde katledilen Kardiyoloji Uzmanı Ekrem Karakaya için greve giden sağlık emekçilerini hedef alarak, “Sen vardın hastaneden boş döndün. Doktorlar dedi ki ‘bugün grevdeyiz’. Öldürmez misin sen, dövmez misin, sövmez misin?” ifadelerini kullanmıştı. Sosyal medyada tepkilere neden olan görüntülerin ardından Konya Valiliği, doktorları hedef gösteren imam hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Konya’da Dr. Ekrem Karakaya’nın katledilmesinin ardından ülke çapında 2 gün iş bırakarak, cinayeti ve yıllardır önlenemeyen sağlıkta şiddeti protesto etmek amacıyla yetkilileri göreve davet eden sağlık emekçilerini hedef gösteren imam için açıklamada bulundu.

‘OLAYI DUYAR DUYMAZ HEMEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’NI ARADIM’

Bakan Koca, HaberTürk yazarı Fatih Altaylı’ya konuştu. Bakan Koca şu ifadeleri kullandı:

“Olayı duyar duymaz hemen Diyanet İşleri Başkanı’nı aradım. Hac’da, Arafat’da idi. Buna rağmen aradım. Gün içinde iki kez aradım üstelik. Hemen bir müfettiş görevlendireceğini ve Konya’ya yollayacağını söyledi.

Ardından Konya Valisi’ne aradım. O da içeriden bir soruşturma açtırdığını söyledi. Bence soruşturma yürürken hemen açığa alınması gerekir.”

‘GEREĞİNİN YAPILDIĞI KONUSUNDA ŞÜPHE DUYARSAK BİZ DEVREYE GİRERİZ’

Altaylı’nın “Bu çok açık bir şekilde toplumda kin ve düşmanlığı tahrik suçu. Toplumun bir kesimini hedef gösterme suçu. Müfettişe değil, savcılığa şikayet etmek gerekmez mi? Bakanlığınızın müdahil olması gerekmez mi?” sorusuna, “Fatih Bey, Konya’da şehit edilen doktor kardeşimiz bir kahraman. 8 çocuklu, fakir bir ailenin evladı. Bin bir zorlukla yetiştirilmiş bir hekim. Ailesini ziyaret ettim. Hekime yönelik şiddetin acısını en derin şekilde yaşıyoruz, görüyoruz. Bu konularda en ufak bir şüpheniz olmasın. Dediğim gibi ben soruşturmanın açığa alınarak sürdürülmesinden yanayım. Savcılığa Bakanlık olarak suç duyurusunda bulunma konusunu gidişata göre değerlendireceğim. Yani gereğinin yapıldığı konusunda şüphe duyarsak biz devreye gireriz” yanıtını verdi.

Fatih Altaylı’nın dünkü aşı randevuları eleştirilerine ilişkin olarak Bakan Koca, “Haklısınız. Durumun farkına vardık. Hemen önlem alıyoruz” dedi.

Bakan Koca şu değerlendirmeleri yaptı:

“Konya’da bizi çok üzen ve pırıl pırıl bir doktorumuzu kaybetmemize neden olan olay mesela. Bu olayı gerçekleştiren kişinin kendisi de bir hastane çalışanı. Hastane güvenlik elemanı.

“X-RAY CİHAZLARI İLE İLGİLİ 4 AY ÖNCE TALİMAT VERDİM ANCAK DEVLETTE SÜREÇLER VAR”

X-ray cihazları ile ilgili 4 ay önce talimat verdim. Tüm hastanelerde mutlaka tüm girişlere koyulması için. Ancak devlette süreçler var. İhaleye çıkılacak. Sayı çok olduğu için bir anda bulunması, alınması mümkün değil. En kısa zamanda koyulacak ama bugün söyleyelim, yarın tamamlansın olamıyor ne yazık ki!

“ŞİDDETİ ÖNLEMEYE YÖNELİK 2 YASA ÇIKARDIK”

Başta hasta yoğunluğu gibi bir önemli sıkıntı var. Üstüne pandemi sürecinin getirdiği yorgunluk. Hekimlerin tahammülü azaldı. Bu dönemde büyük efor sarf ettiler, büyük gayret gösterdiler. Bunda beklentilerinin karşılanmamış olmasının da etkisi var muhakkak. Kadir bilmezlik olduğunu düşündükleri durum, kırılganlık getirdi. Bu da hasta ile hekim arasındaki gerilimi arttırıyor. Şiddetin artışında bu bir etken. Biz bu süreçte şiddeti önlemeye yönelik 2 yasa çıkardık. Eskiden şiddet uygulayan kişi yargıya götürülüyor ama hakimler serbest bırakıyordu. Biz bunu katalog suçlara aldırdık. Şikayete konu olmadan dava açılmasını sağladık çünkü özellikle sağlık çalışanının şikayeti ile başlayan süreçlerde sağlık çalışanları daha çok hedef oluyordu. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ağır suçlar kategorisine girdi. Cezalar bir bölü altı oranında arttırıldı.”

“KASIT OLMADIKÇA HEKİME RÜCU EDİLMEMEYİ SAĞLADIK”

“Tam aksine. Bakın mesela malpractice davaları vardı. Sağlık sistemimizdeki başarıyı, hekimlerin tedavi başarısını engelleyecek duruma gelmişti. Bunu Batı ülkelerindeki gibi doktorların kendilerini sigorta ettirerek çözmeleri gerektiğini söyleyenler oldu. Biz bunu devlet olarak üstlendik. Hekimlerin üzerindeki baskıyı kaldırmak için gerekli çalışmaları yaptık. Kasıt olmadıkça hekime rücu edilmemeyi sağladık. Bir tazminat var ise bunu devlet ödeyecek ve hekime gidilmeyecek. Kasıtı da mahkeme kararına bağladık. Mahkeme ‘Kasıt vardır’ demedikçe kasıt yoktur şeklinde yönetmelik yaptık. Kurul karar vermeyecek. Ancak mahkeme kasıt ya da görevi kötüye kullanma vardır derse kurul devreye girecek ve kastın ağırlığına kusur durumuna kurul karar verecek.”

“HEKİMLERİN EMEKLİLİĞİNDE EK GÖSTERGEYE GEÇTİK”

“Hekimlerin emekliliğinde ek göstergeye geçtik. Bunu yakın zamanda yine arttırdık. Hekimler prim sisteminden çıkarıldı ve ek gösterge sistemine geçildi. SGK’nın prim sistemli esası hekimlere uygulanmayacak. Uzmanlarda 13 bin, pratisyenlerde 11 bin TL’ye çıkarıldı. Böylelikle bir hekim emekli olduğu zaman en az 25 bin TL maaş alıyormuş gibi emekli olacak. Uzman doktorlarımız profesörün bir altı maaş alacaklar.”

“Bakanlık kadrosunda olup, Çapa, Cerrahpaşa gibi gözde uzmanlık eğitimi okullarında artık Bakanlık kadrosu ile okuyacak doktorlarımız. Uzmanlık eğitimindeki mecburi hizmeti de diğerlerine uyguladığımız gibi uygulayacağız. Ekstra bir mecburi hizmet yükümlülüğü gelmeyecek bu okullarda uzmanlık eğitimi alan doktorlarımıza.”

“TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ BİR TABAN ÖDEMESİ OLACAK”

“60 kişiyle yaptığımız bir toplantı vardı hatırlarsınız. Orada detayını vermeyeceğim bazı rakamlar ifade ettim. Açıkçası doktorlarımızı maddi şeylerle çok ilişkilendirmemek için bunları orta yerde konuşmayı çok doğru bulmuyorum. Ama maaşlar konusunda emekliliği ek göstergeye bağladığımız için planımız şu yönde. Bir ay gecikme ile verilen ek ödemeleri bordroya ilave edeceğiz. Yani önceden alınacak. Ağustos 15 itibarı ile doktorlarımız bunu görecekler. Ek ödeme ise hastanenin gelirinden değil, merkezi bütçeden sağlanacak. Hastanenin kâr zarar durumu hekimin ek ödemesini etkilemeyecek. Merkezi hesap yapılacak.”

“Tüm sağlık çalışanlarının bir taban ödemesi olacak. Bu taban sabit olacak ve enflasyona bağlı olarak her yıl artacak. Erimesine müsaade etmeyeceğiz.”

“Buna ilave olarak her hastanenin bir performans değeri olacak. Randevu süreleri, hasta memnuniyeti gibi kriterler hastanenin performans puanını etkileyecek. Sistemini iyi işleten hastane puan kazanacak. Ve bu puanlar tüm çalışanları etkileyecek.”

“MESELA SEZARYEN DIŞI DOĞUMU TEŞVİK EDECEĞİZ”

“Mesela sezaryen dışı doğumu teşvik edeceğiz. Robson skorlaması diye bir kriter var. Buna bağlı olarak normal doğum sayısını arttırmak istiyoruz. Bunu da doktorlara ek gelir olarak yansıtacağız.”

“RADYOLOJİ RANDEVULARINI HASTANE PERFORMANSININ BİR PARÇASI YAPIYORUZ”

“Radyoloji randevularını hastane performansının bir parçası yapıyoruz. Böylelikle gereksiz radyolojik tetkik talebinin önüne geçerek yoğunluğu normale döndüreceğiz”